12 Şubat 2016 Cuma
Eklenecek

   Bu çalışmada, sütçü ineklerde mastitis tedavisinde meme içi antibiyotik yerine homeopatik bir ilaç olan Theranekron D6 kullanımının finansal etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.

   Çalışmanın gerecini, klinik mastitis tanısı konmuş 60 baş Holştayn ırkı inek oluşturmuştur.

   Çalışmada 33 baş ineğe homeopatik ilaç ve geri kalan 27 baş ineğe geleneksel meme içi antibiyotik uygulaması yapılmıştır. İneklerin tüm meme loblarından tedavi öncesi ve sonrasında süt örnekleri alınmış ve somatik hücre sayısı (SHS) ölçülmüştür. Her iki grupta

tedavi öncesi ve sonrası ölçülen SHS değerleri tekrarlı ölçümlerde varyans analizi ile karşılaştırılmıştır. Ortalama SHS değerleri, homeopatik ilaç grubunda % 34 oranında, meme içi antibiyotik grubunda % 37 oranında azalmış ve bu düşüşler istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0.001). Mastitis tedavisinde, SHS değerlerini düşürmesi bakımından homeopatik ilaç ile meme içi antibiyotik uygulamasının etkinliği arasındaki fark istatistiksel

olarak önemli bulunmamıştır (P>0.05). Mastitis’in toplam tedavi maliyeti homeopatik ilaç

grubunda 19 TL/baş; meme içi antibiyotik grubunda ise 119,31 TL/baş olarak gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, homeopatik ilacın SHS’nı düşürmedeki etkinliği yanında finansal açıdan da meme içi antibiyotiklere alternatif olabileceği ve sahada mastitis tedavisinin maliyetini düşürebileceği sonucuna varılmıştır.

 

Mastitis  ile nasıl mücadele edilir ?

 

   Bu bilimsel çalışmada, en çok tercih edilen antibiyotiklerin sütte somatik hücre sayısını azaltıcı etkisi ile deri altı enjekte edilen Theranekron D6’nın sütte somatik hücre  sayısını azaltıcı etkisinin birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yine bu çalışmada,  antibiyotik ve Theranekron D6 maliyeti ve ziyan olan süt maliyeti hesaplanarak,  iki uygulama TL bazında karşılaştırıldığında,  Theranekron D6 uygulamasının  antibiyotik uygulamasından daha ekonomik olduğu tespit edilmiştir.

 

   Bütün bunlara ilave olarak, Theranekron D6’nın demarkatif, rejeneratif, rezorbtif ve antiflojistik etkisi sayesinde memedeki  ödem ve yangı  giderilir ve yine memedeki zarar görmüş dokular da yenilenir. Sonunda sağlıklı ve yenilenmiş dokularla meme tekrar eski yapısına döner ve işlev görmeye devam eder. Antibiyotik tedavisinde elde edilemeyen bütün bu faydalar da hesaba katıldığında Süt işletmesinin Theranekron D6 kullanımı ile elde edeceği  karlılık ve kazanımlar çok daha anlamlı  olacaktır.

 

   Mastitisin ve memede oluşan diğer hastalıkların, süt kalitesi ve verimliliği üzerine etkileri çok büyük önem arz etmektedir. Süt verimi ve kalitesi konusunda  Avrupa Birliği standartlarını yakalamaya çalışan Türkiye'nin kaliteli ilaç kullanımı ve verimli ırkların ıslahı konusundaki hedefleri ortadadır. Başta mastitis olmak üzere, enfeksiyöz ve enfeksiyöz olmayan meme hastalıkları sonucunda ortaya çıkan ve kesinlikle imha edilmesi gereken insan sağlığına zararlı kalitesiz süte bağlı ekonomik kayıplar süt işletmelerinin korkulu rüyalar görmesine neden olmaktadır. Mastitis’te asıl risk grubunu oluşturan subklinik vakalar, olayın ciddiyet boyutunu daha da arttırmaktadır.

Gözle fark edilemeyen ve ancak bazı testlerle ortaya konulabilen subklinik mastitisler süt verimi ve kalitesi üzerinden insan sağlığı için gizli tehditler oluşturmaktadır.

 

Günümüzde çok ciddi problemler oluşturan mastitisler sonucunda;

 

 Sütteki somatik hücre sayısı artar. Hemolaktia ortaya çıkar. Süt verimi azalır. Süt kaybı artar. Sütün  tadı ve kompozisyonu değişir. Ürün eldesi zorlaşır. Dayanıklılık azalır. Sütün besin değeri ve kalitesi düşer.

 

Çiğ süt kalitesine etki eden mastitis ve diğer meme hastalıklarının oluşmaması ve kaliteli süt üretimine ulaşmak için Süt üreticilerinin asıl dikkat etmesi gereken konu, koruyucu önlemlerin alınmasıdır. Çünkü mastitis, sağaltım yöntemleri hem uzun bir süreç alan, hem de masraflı olan bir hastalıktır. Bu koruyucu önlemler başlıca şu şekilde  sıralanabilir ;

 

   İneklerde yüksek miktarlarda süt kaybına neden olan, çoğu zaman da memenin kör olup

kaybedilmesi ile sonuçlanan mikotik mastitislere karşı inekler koruyucu amaçla ,Trichofitozis aşısı Trichoben ile aşılanmalıdır.

 

   Süt kalitesi ve bağışıklık sistemine etkili olan kaliteli vitamin ve mineraller düzenli şekilde ve parenteral olarak uygulanmalıdır. Hemolaktia , somatik hücre sayısının azaltılması, sütteki yağ oranının  arttırılması için kaliteli vitamin ve minerallerin düzenli kullanılması gerekmektedir. Parenteral olarak uygulanan iz element ve mineral madde içeren ilaçlar memeyi besleyen kılcal damarların yapısını kuvvetlendirir, memedeki ozmotik basıncı düzenler. Bu sayede memeyi olası mastitislere karşı korur. Sütün kalitesini artırır. İnek ve koyunlarda süt veriminin ve yağının azalmasına karşı önlem olarak Bakırmethionat+B12 içeren uzun etkili Bvp Copper, yine sığır, buzağı, koyun ve kuzularda selenyum yetersizlikleri sonucu oluşan tüm subklinik ve klinik hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde uzun etkili Bvp Ba-Selenat gibi güvenilir ilaçlar kullanılmalıdır.

 

   Doğumu takiben ilk günlerde sıklıkla  mastitis etkeni olarak olarak karşımıza çıkan E.coli

   Rota virus ve Corona virus'a karşı gebe inekleri Kolibin Rc Neo  ile aşılayarak, bu riskli dönemde kolostrum ile hem doğan buzağıları bu etkenlerin neden olduğu hastalıklara karşı korumak hem de doğum yapan inekleri E.Coli mastitine karşı korumak, mümkündür. (Bu arada diğer aşıların  E.Coli’nin sadece K99 kapsül antijenini içermesi nedeniyle  E.Coli ile mücadelede  yetersiz kalacakları, Kolibin RC Neo’nun, E.Coli’nin hem somatik hem de gövde antijenlerini içeren dünyadaki tek aşı olduğu unutulmamalıdır.)

   Ve tabiî ki bunun yanı sıra; Ahır ve sağımhane temizliğine dikkat edilmelidir. Sağım öncesi ve sonrası memeler iyice yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Sağım öncesi ve sonrası memeler antiseptikli solüsyonlara daldırılmalıdır. Sağım aralıklarına ve doğru sağım yapılmasına dikkat  edilmelidir. Sağım ekipmanlarının temizliğine ve düzgün çalışmasına özen gösterilmelidir. Özellikle kuru dönemde koruyucu antibiyotik uygulamaları yapılmalıdır. Sağım öncesi süt muayenesinin rutin olarak yapılması gerekmektedir. Sürüye yeni girecek hayvanlar, Veteriner Hekimler tarafından kontrolden geçirilmelidir. Ahırda yeterli havalandırma, ısı, ışık düzenine dikkat edilmelidir. Hasta hayvanların  sağımı sona bırakılmalıdır.

Hastalığa yakalanmış bir hayvanın iyileştirilmesi, tekrar sağlıklı ve kaliteli süt elde edilebilecek duruma gelebilmesi için yapılması gerekenler  ise  şunlardır:

Sık sağım yapılarak meme sürekli boşaltılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta,

ilaç uygulamalarının sağımdan sonra yapılmasıdır. Bunun nedeni uygulanan ilacın sağımla

atılımını önlemek ve belli bir süre memede kalarak işlev görebilmesini sağlamaktır.

Parenteral ve meme içi uygun antibiyotik tedavileri uygulanmalıdır. Burada, yapılacak olan

antibiyotiğin meme yapısına zarar vermemesi ve dokulara iyi nüfuz edebilmesi önemlidir.

Kalitesiz antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı sonucu meme dokusu zarar görmekte, hatta

tekrar süt veremez duruma gelmekte, mastitise neden olan etkenler direnç kazanmaktadır.

   Bütün dokulara hızlı ve etkin şekilde nüfuz eden,  aynı zamanda süt/serum oranı 1/5 olduğu için staphylococ ve streptococ etkenli mastititislerde etkili tedavi sağlayan,  Ivatyl tar gibi kaliteli antibiyotiklerin  kullanılmasına özen gösterilmelidir.

   İneklerde yüksek miktarlarda süt kaybına neden olan, mikotik mastitis tedavisinde hem tedavi edici ve hem de koruyucu özelliğe sahip Trichofitozis aşısı Trichoben kullanılmalıdır. (Mastitis tedavisi esnasında parenteral ve meme içi kullanılan antibiyotiklerden sonuç alınamadığı durumlarda ilk olarak akla mikotik mastitis gelmeli ve buna karşı Trichoben mantar aşısı tercih edilmelidir.)

   Sütte kalıntı süresi sıfır gün olan  ve  sadece plazmada değil, yangılı dokulara da çok iyi ulaşarak güçlü yangı giderici, ateş düşürücü ve hemen başlayıp gün boyu süren güçlü  analjezik etkiye sahip  nonsteroid analjezik, antienflamatuar, antipiretik, antiromatizmal ve antiflojistik ürün Rifen  ile  memedeki  ödem, ateş  ve ağrı azaltılmalıdır.

Ayrıca, genel durumu destekleyici ürünlerle hayvanın sağaltıma daha hızlı yanıt vermesi

sağlanmalıdır. Hayvanın hastalıkla mücadele ederken yorgun düştüğü bu dönemde, genel

durumu destekleyici kaliteli mineral ve iz elementler içeren, karaciğer koruyucu, ağrı kesici ve ateş düşürücü ve solunum ve dolaşımı destekleyici maddelerle donatılmış Novacoc gibi ilaçlar kullanılmalıdır. Bu sayede hayvan kısa sürede tedaviye cevap verecektir.

   Bunun yanı sıra mastitis tedavisinde  meme ödemini  giderip, tahrip olmuş meme dokusunun kısa sürede onarılmasını sağlayan, rezorbsiyon ve epitelizasyonda etkili, somatik hücre sayısını anlamlı düzeyde azaltan ve sütte kalıntı bırakmadığı için de tedavi süresince süt israfına neden olmayan Theranekron D6  gibi çoklu etkiye sahip modern ürünler kullanılmalıdır. Theranekron D6 sayesinde memedeki zarar görmüş dokular yenilenecek, bütün bu faydalar da hesaba katıldığında Süt işletmesinin Theranekron D6 kullanımı ile elde edeceği  karlılık ve kazanımlar çok daha anlamlı  olacaktır.

   Unutulmamalıdır ki mastitis kombine tedavi isteyen bir hastalıktır. Tedavide seçilen ürünlerin  kaliteli, birbiriyle uyumlu, sütte en az kalıntı bırakan ve hastalığın her yönüne etkili ve tedavide başarılı ilaçlar olması gerekmektedir. Aksi takdirde  zaman ve masraf kaybı kaçınılmaz olacaktır. Sağlıklı bir toplum için kaliteli çiğ süt üretiminin giderek önem kazandığı bu dönemde, bireysel olarak alınan önlemler bile geleceğimiz için büyük önem arz etmektedir.

 

Kaynakça

Vet Hekim Der Derg 85 (1): 1-8,2014  

YORUMLAR

Yorum Yap